RUS EMPERYALİZMİNİN GÖLGESİNDE BİR FİDAN: TATARİSTAN

tatar8Türkiye Yazarlar Birliği öncülüğünde Türkçe’nin 11. Buluşması Tataristan’nın başkenti Kazan’da yapıldı. 22 Ülke ve bölgeden şairlerin katılımıyla gerçekleşen şölende paneller, konferanslar ve söyleşiler gerçekleştirildi. Tataristan Yazarlar Birliği’nin desteği ile 1-4 Ekim 2015 tarihleri arasında gerçekleşen şölene 60 şair katıldı.

Bu vesileyle, şahsımında şahit olduğu Tataristan ve Kazan hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum:

1- Dil ile Birlik:

Türkçe veya başka bir dil kullanmak temelde insanı insana yakın kılmıyor.

Aynı din- ideoloji- hedef etrafında birleşmedikçe dilin hiçbir önemi kalmıyor.

Geriye duygusal fanatizmin geçici olarak doyurduğu hisler ve nefsani bakış açısı kalıyor.

2- Batı’da Kurtuba… Doğu’da Kazan…

Müslüman şehirlerin işgal sonrası yaşadıkları dönüşüm için iki örnek: Kurtuba ve Kazan.

Kimlik değişken oluyor. Müdahale edenin gücü ve yöntemine göre değişiyor.

Kurtuba’da müslüman topluma ait tüm izler yok edilmeye çalışılmış. Geriye binalar kalmış.

Kazan’da 1550-1750 ve 1920-… devam eden müdahaleler ile Müslüman toplum bedenen var ama ruhen yok durumundadır.

3- Rus Mimarisi…

Rusya medeniyet mirasını roman kadar şehirleşme ve mimari üzerinde güçlü bir şekilde gösteriyor.

Geniş caddeler… Estetize edilmiş binalar… Dönemin barok mimari izleri… Gök ile Şehir arasında yakınlık…

4- Rusya’nın din hususundaki ikiyüzlülüğü…

Geçtiğimiz yıl Moskova’da cami açılmasına izin veren Rus yönetimi, kendisine bağlı özerk cumhuriyetlerde çocuklar ve gençlerin dini eğitim almasını engelliyor.

Devlet okullarında, dini eğitim dersleri bulunmuyor. Özel alanda ise zaten izin vermiyor.

tatar1125- Ezansız Şehirler…

Kazan gibi Müslüman nüfus yoğunluğu olan şehirlerde ezan açıktan okunmuyor.

Sadece cami içinde ezan okunuyor.

Ezan’ın özgürlüğü, ülkenin Müslümanlarının özgürlüğüdür.

tatar116- Edebiyat’ın özgür olma mücadelesi…

Türkçe dilinin halihazırda elle tutulur ürünleri Türkiye’de ortaya konuluyor.

Türk ırkından olan ve kökeni Türkçe’ye atfedilen dillerde birkaç istisnai isim dışında kimse çıkmıyor.

Türk dünyası olarak tabir edilen dünyayı dolaşmaya çıktığınızda Türkiye dışında şiir yazılmıyor. Şiir diye yazılan eserlerin çoğunluğu müsamere şiirlerinden öteye geçemiyor.

Roman, hikaye alanında da aynı şey geçerli… Çünkü özgürleşme mücadelesi yok.

Mevcut sömürü ve baskı kültürüne teslim olunmuş durumda… İtiraz bile yükselmiyor.

Bu ortamda bir edebi ürünün çıkması da beklenemez.

tataristan 37- Toplumsal değişimde şiddetin rolü…

Şiddet- Savaş- Baskı uzun sürdüğünde toplumsal yapı önce alışıyor, sonra itaat ediyor.

Ruslar, 500 yıldır sürdürdükleri baskı ile toplumsalı alternatif aramaktan vazgeçirmişler.

Toplumsalın tevhid, adalet ve özgürlük arayışı yorgunluktan harekete geçemiyor.

8- Sosyalizm ve Sanat

Kazan sokakları; aydınlar, şairler, bilim adamları, sanatçılar isimleri ile anılıyor.

Meydanlarda heykelleri, adlarına binaları- salonları var.

Ancak; bu isimlerin büyük çoğunluğu Sovyet dönemi öncesine ait…

İsimleri anılanların yerine yenileri çıkabilmiş değildir.

Rus Devrimi sonrası, devrimin dünya edebiyatına kattığı yeni yüzler ve eserler ise çok azdır.

Devlet’te devrim olmuş, ama düşünce ve edebiyat ölmüştür.

9- Dünya dini Kapitalizm…

İnsanlık kapitalizmin mücadelesi içinde…

Haz; beden, ev, yemek, giyim, eğlence hazzı…

Hız; anlamadan, ölçmeden, tartışmadan yaşamak…

Kazan da kapitalizmin yaşadığı diğer şehirlerden farksız değil…

Ama Türkiye’deki kadar değil…

Şehir içinde mağazalar, alışveriş merkezleri, dükkanlar öne çıkmıyor.

Yeni yerleşim yerlerinde bu öne çıkıyor.

Geçmiş muhafaza edildiği için yeni yerler yerellikten çok küresel kapitalizmin eseri…

10- Varolmak Mümkün mü?

Halkın varoluşsal kaygıları alt düzeydedir.

Çünkü yönetim ile ekonomi noktasında endişe ve teklifleri bulunmuyor.

Çünkü; Mülkiyetin iki en önemli kalesinde çabaları dikkate alınmıyor.

Yönetimde bulunmak ve teklifte bulunmak hakkı etkili değildir. Ekonomide belirlenen standartları aşma imkanı verilmemektedir.

tatar10.jpg11- Sanat Örtüsünün Altındakiler…

Tiyatro salonları… Müzik salonları… Resim sergileri… Müzikaller…

Kazan’da sanat hayatı çok canlı görünüyor.

Türkiye’deki emsallerine göre çok ileridedir.

Ruslar sanatı bir yerde de toplumsal değişim için kullanmışlar.

Toplumun batılılaştırılmasında sanat etkin rol oynamıştır.

Toplumun varlık alanında sancıyı ifade etmek ve bazen de örtmek için sanat etkin rol oynuyor.

12- Rusya ve Değişim

Rusların Müslüman toplulukların yaşadığı topraklarda etkisi farklı olmuş.

Özellikle sosyalist dönemdeki uygulamaları toplum varlığını kökten etkilemiş.

Yugoslavya- Arnavutluk- Balkanlar- Kafkasya- Ortaasya…

Müslüman toplulukların İnanç- kimlik- gelenek ve gelecek tasavvurlarını derinden değiştirmiştir.

Değiştirirken, Avrupa’dan farklı olarak sürgünler ve yok etmeyi esas almıştır.

Bir nevi Avrupa’nın yeni bir müslüman toplulukların dalgasına uğramasını engellemiştir.

tatar9.jpg13- Oraya neden gidelim?

Anadolu müslümanlarının Anadolu’dan çıkmaları lazım…

Şu anda kurban eti dağıtmak için çıkıyorlar.

Yardım etmek için çıkıyorlar.

Özellikle Gülen grubu eğitim yoluyla etkilemek için çıktı. Onlar ise projeyi Amerika’ya sattılar. Veya Amerika onlara projeyi verdi.

Ekonomik kazanımlar için çıkıyorlar. Bu noktada epey mesafe alındı.

Kültür ve edebiyat ilişkilenmesi henüz üst düzeyde olmuyor. Özgürlükler sınırlı olduğu için gelişmiyor. Çabalar hemen tehdit görülüp bastırılıyor.

14- Kazan’ın kurtuluşu Akıl ve Kur’an’a bağlı…

Kazan’ın Rusya’ya verdiği maddi şeyler dışında esas olarak vereceği değerleri keşfetmesi gerekir.

Ancak bu yolla etkisini ve gücünü gösterebilir.

Sözlerin tükendiği, kirletildiği, değiştirildiği ortamda kuşatmayı yarmak ve diriliş için Akıl ve Kur’an-ı Kerim’e ihtiyaç var.

Toplumlar Kur’an’ı anlamıyla birlikte okumaya ve anlamaya yönelebilirse çıkış yakalanabilir.

Aksi halde, Tevhidi bir diriliş mümkün olmayacaktır.

Ulusalcı ve baskının farklı formlarını uygulayan devletçikler ve topluluklar olmaktan öteye geçemeyeceklerdir.

tatar11.jpg15- Huzursuz Huzur

Kazan sokaklarında insanlar fazla görünmüyor.

1.5 milyon nüfuslu şehirde sokak canlılığı fazla yok.

Kapalı mekanda olmayı ve yaşamayı tercih ediyor, insanlar…

Gece olunca bu tenhalık daha da artıyor.

Gece lambalarının ışığı da biraz daha kısılmış halde…

Yalnız bu sakinlik ve huzur gibi görünen içinde bir huzursuzluk var.

Saklanan, gizlenen, örtülen bir şey var.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s