SENİN DARBEN HANGİSİ?

darbe

o. Geçmişinden Utananların Ülkesi: Türkiye

Laikler- solcular- liberaller Osmanlı’dan utanırlar.

İslamcılar, gençlik dönemi mücadelelerinden ve fikirlerinden utanırlar.

Milliyetçiler, 1980 öncesi Sol ile çatışmalarından utanırlar.

Solcular, 1980 öncesi sağ kesim ile çatışmalarından utanırlar.

PKKlıların utanç duymasını şimdilik Amerika istemiyor.

Gülen Cemaati Örgütü, mensuplarının bir kısmı ayrıldı ve geçmişlerinde her daim utanç duyuyor- diğerlerinin utanç duyması yakındır.

Devlet, halka- halklara yaptıklarından utanıyor.

Geçmişinden Utanç duymayanların oranı arttıkça, bu ülkede bazı dengelerin oturmaya başladığını kabul edebiliriz.

 

o. Darbelerin Nesillerin İfsadına Etkileri…

28 Şubat darbesi gibi darbe süreçlerinin en önemli sonuçlarından biri nesillerin ifsadına, çözülmüşlüğüne, dalalete sapmalarına ve hidayetten ayrılmalarına yol açmasıdır.

Her defasında bir çıkış arayan nesiller; egemen düzen kurucuların kurgulanan siyaset, ekonomi, kültür, dil, din üzerinden dönüşümüne yol açmıştır.

Nesiller, eğitim sistemi rayına oturmamış, ahlaki dinamikler sarsılmış, toplumsal barış yok olmuş, hidayet yolundan dalalet yoluna dönülmüş halde bırakılmışlardır.

Bugünkü nesillerin krizinde en önemli paylardan biri darbeciler ve destekleyenlerdir.

28 Şubat 1000 yıl sürmedi diye sevinenler var…

Darbe fiili olarak bitti ama nesillerin aklına, hafızasına, kalbine, ve duygularına vurduğu darbeler yüzyıllarca sürecektir.

 

o. Rol modellerin hepsi silahlı mücadele önderleri…

Nuri Dersimi/ Şeyh Said/ Seyyid Rıza/ Abdullah Öcalan/ Hüseyin Velioğlu…

Doğu’da çoğunlukla dindar, kürt ve alevi kesimlerin hak arayışlarının ortak noktası: Silahlı İsyan…

Halen özelde Kürtlerin hak arayışlarının özüne sürekli silahlı mücadele konuluyor. Silahlı mücadele yapmak ve (şehit) ölmek, mücadelenin ve taleplerin olmazsa olmazı olarak sunuluyor.

Herkesin rol modeli lider ve isyanı var: İslamcılar/ Dindarlar; Şeyh Said İsyanı/ Şeyh Said ve Hizbullah/ Hüseyin Velioğlu.

Aleviler; Koçgiri/ Nuri Dersimi ve Dersim İsyanı/ Seyit Rıza

Kürt Milliyetçileri/ Solu; PKK/ Abdullah Öcalan ve diğer isyanlar…

Herkes ölenlerin kendi uğurlarında öldüğünü düşünerek, yapılanların strateji, durum, irade ve gelecek içindeki yerini sorgulamaya cesaret edemiyor.

Halbuki bu silahlı hak arayışları yerel, bölgesel ve tarihsel sürecin zorunlu ve tek çıkar yol olduğu yanılsaması vardır.

“Uğrunda Ölüm” diyerek toplumu fasit daire içine hapsetmek, hak arayışı deyip tek çıkar yolu silaha indirgemek, geri plandaki ekonomik- sosyolojik- dini kriz alanlarını görmezden gelerek bir yere varılamaz, varılmamıştır, varılmayacaktır.

 

o. Türkiye’deki devlet dışındaki silahlı yapılar tasfiye edilmelidir.

Türkiye’deki Silahlı Yapılar: 1- Pkk 2- Hizbullah 3- Dhkp-c 4- Işd 5- Diğer radikal sol hareketler 6- Türk milliyetçiliğine dayalı örgütler 7- Mafya 8- İdeolojik mafya 9- İbda-c

Silahlı yapılanmalar güçlendikçe, sivil yapılar zayıflar. Şu anda pkk güçlendiği için sivil siyaset zayıflıyor.

Önce silahlı vesayet sona ermelidir. Silahlı vesayet hem barış hem de savaş ile birlikte tasfiye edilmelidir.

 

o. Dindar- Muhafazakar ve İslamcıların Karne Notları:

Dindar- Muhafazakâr- İslamcı kesimlerin en iyi yaptıkları iş; Siyaset ve Yardımlaşma’dır.

Ama siyaset ve yardımlaşma dışındaki alanlarda başarılı olduğu söylenemez.

Ekonomi, Sinema, Mimari, Müzik, TV, Sosyal Medya, Şehir, Düşünce, Edebiyat, Akademi de ise; hiç başlamadıkları var, yolun başında oldukları var, mesafe aldıkları var, abirçok eksik barındıranları var.

Dindar- Muhafazakâr- İslamcı Karne Notları: Siyaset-8, Ekonomi-4, Sinema-1, Düşünce-5, Edebiyat-6, Bilim-3, TV-3, Şehir-4, Müzik-2, Mimari-2…

 

o. Ulus- Devlet…
Ulus- Millet…
Ulus- Din…
Ulus- Adalet…
Ulus- Sinema…
Ulus- Kültür…
Ulus- Ekonomi…
Ulus- İnsan…
ancak ve ancak
kaos- zulüm üretir.

 

o. Senin darben hangisi?

Türkiye’de ideolojik- etnik- dini veya mezhebi olarak her kesimin sahiplendiği veya red ettiği bir darbesi var.

İmparatorluğun sonu- Cumhuriyetin ilk dönemlerinde gayri Müslimlere yapılan haksızlıklara halk sessiz kalmış,

1923 darbesine boyun eğilmiş,
1960 darbesine sol- ulusalcı çizgi alkış tutmuş, muhafazakar kesim ezilmiş, 
71 müdahalesinde sol kesime acılar çektirilmiş, sağ kesim sessiz kalmış, 
80 darbesi tüm kesimleri ezer geçerken, darbe sonrası muhafazakarlara sıcak göndermeler yapan darbe aktörleri, 
28 Şubat ile Müslüman- muhafazakar kesime yönelik 
bir dizayn çabası içine girilmiş ve son olarakta 17-25 Aralık darbe girişimi ile yargı, emniyet, ordu ve sivil bürokrasi desteğiyle ülke içindeki bir grup darbe yapmaya yeltenmiştir.

Şimdilerde;
Gayr- i Müslümler 1915, Dindarlar 1923 ve 28 Şubat, Muhafazakarlar 1960, Sol- Alevi-Kürt ve Türkçü kesim 1971 ve 1980 darbelerinin yıldönümlerinde etkinlikler düzenleyip, hak arıyorlar.

Ne zaman bütün darbeler bütün kesimlerce red edilip, karşı çıkılırsa gerçek özgürleşme ve adalet talebi yerine gelmeye başlayacağına dair umud ortaya çıkmış demektir.

Bir darbeyi övüp diğer darbeye karşı çıkmak ilkesizliktir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s