KÖY, ŞEHRİN NESİ OLUR?

KÖYf. Köy, Şehrin nesi olur?

Hep ve her daim şehirden bahsediyoruz.

Köy’ü olmayan şehir yok olmaya mahkûmdur.

Köy’ü güçlü olan şehir de güçlüdür.

Köy ile Şehir arasında adil- eşitlikçi zihin ile yaklaşmadan Şehrin kaosunu çözemeyiz.

Şehrin köyü aşağılaması, Zalimlerin köleleri aşağılamalarına benzer.

Bu beyhude ve kaotik aşağılamayı bırakıp, hakkaniyetli bir ilişki kurulmalıdır.

İnsanları şehirlere yığarak- yerleştirerek modernleşebileceğimizi-gelişebileceğimizi zannediyoruz.

İnsanlığın kurtuluşu köylerdedir. Şehir kaotizmdir, zulümdür, köleleştirmedir.

Her gün 2 katlı binaların yerine onlarca katlı evlerin yapıldığını görüyoruz.

İnsanı bir yere- merkeze değil çevreye- sahaya- alana adil bir şekilde yerleştirebildiğimiz zaman gerçek denge sağlanmış olacak…

Anadolu’nun köyleri- ilçeleri- illeri her geçen gün biraz daha ıssızlaşıyor- insansızlaşıyor.

Gerçek değişme- gelişme Anadolu’nun her yerine dağılan- yerleşen- mesken edinen- yurt edinen insanların var olması ile mümkündür.

Merkezi ve sivil siyaset- ekonomi- kültür son 100 yılda İstanbul- Ankara ve İzmir gibi şehirlere yönelik akışı teşvik etti. Şehirler dolunca bu defa bölgesel bir çerçeve oluştu.

İnsanın varolduğu- olabileceği köy- ilçe- şehirlerde iş- eğitim- sağlık seviyesinin talep edilebilir konuma gelmesi gerekiyor.

Makine ve üretim bantlarını arasında sıkışmış kalan bir halk istedikleri aşikar…

Ama bunu aşacak sivil ve kamu irade- ufuk ve anlayış bina etmek gerekiyor.

 

f. Şehirler 2’ye ayrılır:

1- Silueti olan şehirler: İstanbul- Diyarbakır- Konya- vd.

2- Silueti olmayan şehirler: Sakarya- Eskişehir- Balıkesir- vd.

 

f. Şehirlerin Hakikat Sesleri…

Onlar; konuşarak, anlatarak, tartışarak, sorarak var oluşlarını sürdürürler.

Onlar; birer okul, üniversite, yurt, medrese gibidirler.

Hikmetin uçsuz bucaksız coğrafyalarında dolaşırlar.

Onlar; muhabbet ehlidir, mihnet ehli değildir.

Onlar; yazı yazmadılar, haklarında yazılar yazıldı.

Onlar kim mi?

Şehirde, mahallede sağınıza veya solunuza, önünüze veya arkanıza bakın, göreceksiniz.

 

f. İnsanlar bir araya geldikçe, sorunları büyüyor, karmaşıklaşıyor.

Nefisler çoğaldıkça, inkâr ve çatışma artıyor.

Şehirlerde, insanlar çoğaldıkça, basit olan karmaşaya, doğru olan şaşmaya, düzen kaosa dönüşüyor.

Şehirlere yığılan insanları çevreye  dağıtmak lazım…

 

f. Şehirden anladığımız…
İnsanımızın şehirleşmeden tek anladığı şey; şehri yüksek katlı işyerleri ve evler ile donatmak…

Gelişmişlik ölçümüz onlarca katlı yerler inşa etmek… 3. dünyalı, kompleksli insanımızın yaklaşımı bu…

Çok katlı binalar ile diğer medeniyetlerle yarış yapıyoruz.
Yüksek binalar, apartmanlar, kuleler, plazalar, oteller… Bunlar yok ise o şehir kasaba olarak değerlendirilir ve geri kalmıştır. 
AVM’ler… Şehirlerin olmazsa olmazı oldu. Daha önce şehrin etrafında kurulduğu çarşı yerine 
sadece belli markaların girebildiği, piyasayı hareketlendiren değil öldüren, tek tipçi yaşamı zorlayan…

Evler- işyerleri çok katlı oldukça yaşanabilir, insani olmaktan çıkıyor.

En çokta diğer ev ve işyerlerinin güneşini, gökyüzünü, havasını çalıyor.

Yüksek katlı mekan demek şehirden, insandan çalınmış; toprak, gökyüzü, hava ve güneş demek…

 

f. Yasaklar Şehri…

Yüksek sesle türkü söylemek yasak…

Oturmak- uzanmak- yatmak yasak…

Göğü seyretmek yasak…

Yemek yemek yasak…

Allah’ı anmak yasak…

Bağırmak yasak…

Akletmek ve hissetmek yasak…

Bakmak yasak…

Nefes almak yasak…

İnsan tanımak yasak…

 

f. Rezidans İnsanı mı ileri? 
Mağara insanı mı ileri?

Modern zaman insanı kibirli davranarak, diğer zamanlarda yaşayanları; İlkel, Mağara, Orta Karanlık Çağ, Taş devri diyerek üstün olduğu hissine kapılıyor.

Beyhude…
İlk insan ile bugünkü arasında fark yoktur.
Şimdiki insanlık, sadece arada geçen zamanın tecrübesini taşıyor.

Rezidans insanı ile Mağara insanının imtihanı- fıtratı- ahlakı- aklı- nefsi aynıdır.

 

f. Şehirde son kalan Mahalleler Kentsel Dönüşümle el değiştiriyor.

Kafkaslar- Balkanlar ve Anadolu’dan gelenler şehirlerde kendilerine mahalleler kurdular.

Şimdi o mahalleler şehir merkezlerinde kaldı.

Para-noyak siyaset- sermaye o mülklere de göz dikti.

Şimdi onları milletin elinden alıyor, onları 2. büyük göç ile şehir sınırları dışına gönderiyor.

Kendilerine o mahallelerde yeni rantlar- mülkler- konforlar yaratıyorlar.

Hem de o mahalleliyi çalıştırarak…

Bir yandan da Gecekondu Kutsallığı keşfediliyor.

Kentsel dönüşüm ile de gecekondu başta olmak üzere mevcut yapılar kutsallaştırılıyor.

Gecekondu’nun ne kadar önemli olduğuna dair güzellemeler yer alıyor.

 

f. Modern zamanda; evler, mezar olmuş.

Akşam eve(mezara) gömülüp, sabah evden(mezardan) diriliyoruz.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s