RAMAZAN NEDİR? NE DEĞİLDİR?

ramazan-7_1Nedir Ramazan?

Ramazan; hayata boyu bir yaşam modelidir. Günlerimizi geçirirken hangi ölçülere, hassasiyetlere, algılara, değerlere göre yaparak ev yaşayarak bize gösterir. Bir ay boyunca ömrümüzün diğer günlerini nasıl geçirmemiz gerektiğini öğretir.

Ramazan; Peygamber’in yaptığı talepte olduğu gibi vahyi- hakikati talep etmektir. Hakikati arayanlar, insanlık için kurtuluş müjdesi vermek isteyenler, zulmün ortadan kalmasını dert edinerek kaygı taşıyan ve çözüm arayanlar, akıl-kalp ve nefis dengesini kurup tek bir ilaha- rabbe yönelenlere hakikate erme, yüklenme ve taşıma görevi verilen “Kadir” anlarının- gecelerinin- gündüzlerinin olacağını müjdesini görebilmektir.

Ramazan; sadece dil ile imanın yeterli değil ruh, akıl, kalp ve nefis bütünlüğünde sözün, iddianın, hedefin yapılmasını zaruret olduğunun ortaya konulmasıdır. İnsanların dini sadece dile indirgeyerek yanlışlarına, eksiklerine, kötülüklerine mazeret uydurmalarının beyhude olduğunu bizlere kanıtlar.

Ramazan; toplumsal Tevhid’in canlı bir şekilde teorik ve pratik ifadesidir. Renklerin, coğrafyaların, eşyaların, ırkların, dillerin, mevkilerin değil Takva’da toplumsalın birleşmesidir.

Ramazan; nefsi bastırma, yok etme, yok sayma değil terbiye, kontrol etme ve iyiye yönlendirme metodolojisi öğrenmedir. Bazılarının nefsi aşağılayarak, isteklerini yok etmeye çalışarak, varlığını yok sayarak yaşamayı değil nefsin insan için vazgeçilmez olduğunu bilerek, onun isteklerini makul seviyede tutarak, kontrol altında tutarak, aşırı isteklerine direnerek, karşılanmasını istediği arzuları ihlâs, sabır ve samimiyetle yaşama mücadelesinin örnekliğidir.

Ramazan; sahip olunan mülk ile ilişkisini gözden geçirmektir. İnsan sahip olduğu ve en çok değer verdiği mülk bedenidir. Bedenin zannettiği gibi güçlü, sonsuz değil aciz, zayıf olduğunu görebilmesidir. Diğer mal, para, sermaye, şirket, gayrimenkul gibi mülklerin üzerinde diğer insanların hakkını görebilmektir. Bunlar ile elde ettiği birikimler, kazançlar, karlar, güçler üzerinde fakirler, mahrumlar, mazlumlar, yolda kalmışlar, hicret edenler, sürgünler, yetimler ve akrabaların hakkını olduğunu görerek, bu hakkı sahiplerine teslim etmektir.

Ramazan; başkalarının farkına varabilmektir. Mesai saatleri, trafik, televizyon, internet, iş yoğunluğu gibi mazeretlerin arkasına sığınarak kendi dünyası dışında yaşayanların olduğunu ve bunlarla birlikte yaşadığını görerek uyanmaktır.

Ramazan; ruh ve beden ilişkisini gözden geçirmektir. Ruhun ayrı, bedenin ayrı dünyalar olmadığını, bir bütün içinde birbirini tamamladığını görebilmektir. Ruhun huzuru için bedeni, bedenin huzuru için ruhun terbiyesinin şart olduğunu görebilmektir.

Ramazan; adil- eşit bir toplum ve devlet için yeniden irade beyan etmektir. Artan mevki- makam, sermaye ve güçlerin oluşturduğu sınıfsal eşitsizlikleri görerek, gidermeye çalışmaktır. Sadece bireyler arası değil devlet- devletler- toplumlar, kuşaklar arası adil bir sistemin tesisini gösteren süreçlerin işaretidir.

Ramazan; muhatap olduğu, ticaret yaptığı, eğitim aldığı ve verdiği, komşulukta bulunduğu, yönettiği, beraber yaşadığı, yolculuk yaptığı kişilere elinden ve dilinden emin, zarar vermeyen, hakkı çalmayan, zorla ele geçirmeyen biri olabilmenin ifadesidir.

Ramazan; kardeşlik ikliminde kalplerin birbiri için çarpması, karşılıklı dinlemesi ve duymasıdır. Sadece camide ve cenazede değil hayatın her alanında kardeşliğin yeniden inşa edilmesidir.

 

Ne Değildir Ramazan?

Sadece bir ay iyilik, doğruluk, ahlak üzere olup diğer aylar, günler için ise nefsin, şeytanileşenlerin, zalimlerin, çıkarların, korkuların esiri olmak değildir, Ramazan.

Beş yıldızlı otellerde, lüks restoranlarda, pahalı menüler ile iftar açmak değildir, Ramazan.
Kurum ve kuruluşların üyelerine güç gösterisinde bulundukları, kamuoyuna reklâm amaçlı verdikleri iftarlar değildir, Ramazan.

Gazeteler, televizyonlar, radyolar ve televizyonlar aracılığıyla sohbetin, nasihatin, tebliğin yapıldığı ama diğer aylarda bunların tamamen kaldırıldığı bir ay değildir, Ramazan.

İftar sofralarına yoksulların, ezilmişlerin değil sadece arkadaşların ve yakınların davet edildiği ve paylaşıldığı zaman dilimi değildir, Ramazan.

Din ve hayat hakkında konuşma gücüne sahip insanların ücret tarifeleri belirleyerek, insanlara vaaz- nasihat ettikleri günler değildir, Ramazan.

Pazar- piyasanın taleplerin artmasını fırsat bilerek insanların temel tüketim maddelerine zamlar yaparak, kazançlar elde etmeyi amaçladığı ay değildir, Ramazan.

Gösterişli sofralar kurarak, normal günlerde hazırlamadığı yiyecekleri yiyerek, bedenin ağırlığına ağırlık katmak değildir, Ramazan.

Kur’an okumanın sadece bir aya indirgenerek, mukabelelerin yapıldığı ama Ramazan’dan sonra rafa kaldırıldığı zaman dilimi değildir, Ramazan.

Orucu bir geleneksel ritüel olarak görüp, orucu tutulan günler ile tutulmayan günler arasında bir farkın oluşmadığı günler değildir, Ramazan.

Belediyelerin düzenlediği şenliklerde Oruçlu iken yapamadıklarını iftardan sonra yapma salahiyetini kendisinde görme fırsatı değildir, Ramazan.

Ticarette, pazarda, piyasada Ramazan’a uygun rolü oynayıp, sonrasında tekrar kılık, kimlik ve imaj değiştirmek değildir, Ramazan.

11 ay günahları biriktirip, Ramazan’da af ediliyor düşüncesiyle içten ama büyük aldanış içeren pazarlıkla günleri tamamlamak değildir, Ramazan.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s