YENİ MEDENİYETİN ADI: CEP MEDENİYETİ

cepo. Bir İşçinin Hayatı…

Ortalama 8- 12 saat çalışır.

Hasta olma hakkı yoktur.

Rapor veya izin taleplerine müsamaha gösterilemez.

Yıllık izin hakkı yoktur.

Çalışma anında bir an bile duraklayamaz.

Namaz ibadetini ifa etme hakkı yoktur.

Çoğunluğu asgari ücret yada daha aşağı ücrete çalıştırılır.

Yorgun ve zamansız geldiği evde kimseye ayıracak zamanı yoktur.

İş güvencesi yoktur.

Hakkını savunacak sendikaya üye olma hakkı yoktur.

Halini soran, derdine derman olacak kimse yoktur.

Patronun kar hırsının kölesi olmaktan başka çaresi yoktur.

Dini yoktur.

Kitap okumaya ve düşünmeye vakti yoktur.

 

o. İnsanlar artık birbirine güvenmediği için borç vermiyorlar.

Borç alamayanlar bu defa BANKA’dan FAİZ’le kredi alarak borçlanıyorlar.

Kardeşinden- arkadaşından- dostundan görmediği desteği BANKA’dan gördüğünü düşünüyor.

Birbirine güvenmeyenler, şeytan tapınağına-bankaya- teslim oluyorlar.

Faiz’in kuşattığı işyerleri- fabrikalar- evler özgürleşemez. Bankalara mahkum bir hayat, köleliktir.

Birbirini desteklemeyen insanlar arasında kardeşlikten- barıştan- dayanışmadan bahsedilemez.

Kardeşine değil Banka’ya bir insan sığınıyorsa, artık insanlık barışından söz edilemez.

 

0. Yeni medeniyetin adı: Cep Medeniyeti…

Cebe konulan bir araç her türlü ilişkilerimizi etkiliyor, yönlendiriyor.

İletişimden Eğitime, Eğlenceden Ticarete bir yelpazede etki alanı genişliyor.

Karşıdaki insandan duyacağı sözler yerine cep araçlarıyla sahip olduğu bilgiyi tercih ediyor.

Senin söylediğin hiçbirşeyin cazibesi yok. İnsanlar internetten her türlü alternatifini buluyor.

Bireysel yaşam alan parantezi giderek daha çok kapanıyor. İnsanların bakış alanı giderek genişliyor.

İman, akıl, toplum, topluluk, iletişim, sosyalite, mahremiyet başta olmak üzere herşeyi yeniden tanımlamak gerekiyor.

Din- Sosyoloji- Felsefe- Psikoloji- Ekonomi ve Kültür Yeni Çalışma Alanı: Cep Medeniyeti…

Cep Medeniyeti’nde; insan, İman, Davet, İhlas, Sabır, Tevekkül, Bilgi, Amel, Hakikat, Hak…

Başta olmak üzere yeniden konuşulmalıdır- tartışılmalıdır.

 

0. İnsanların, insanlıktan çıkartıcı eğlence biçimi olarak; Eğlence…

Eğlenmek insanların ortak taleplerinden biridir.

Eğlenmek için bahane bulmaya çalışır.

Eğlenmekten anlaşılan;

İçki içmek,

Çam süslemek,

Piyango oynamak,

Televizyon başında çekirdek yemek,

Sabaha kadar çılgınca oynamak,

Her türlü yasağı aşmayı marifet saymak,

Alışveriş yapmak…

Eğlence dediğimiz, İnsanı aklını başından alması, sahte zevklere mahkum etmek anlaşılıyor.

 

o. Modern İnsan;

Ruhsuzdur,

Akılsızdır,

Yalancıdır,

Bencildir,

Zevkperesttir,

Gericidir,

İlkeldir,

Zalimdir,

Ahlaksızdır,

İlkesizdir.

Modern İnsan’ın tek alternatifi Müslüman İnsan’dır.

Modern İnsan; normal şartlarda akıllı olduğunu iddia eder.

Akıllı olduğu için herşeye ve hemen iman etmediğini söyler.

Oysa ki; Modern zaman insanlara tercih çeşitliliği sunmuyor.

Aksine; Ev, giyim, yemek, araba, söz, kitap, sinema, internet vd. herşeyde çok az tercih sunuyor.

Modern zaman insanı yeni tercih sunma imkanı bulamıyor.

Akıllı olup tercih ettiğini düşündüğü şeyler, kendisine yapması zorunlu kılınan şeylerden ibarettir.

 

o. Kadınların Modern Zulüm Çağı…

Modern zaman kadınlara…

Sen müthişsin! dedi. Kişilik namına bir şey bırakmadı.

Sen güzelsin! dedi. Bedenini sömürünün nesnesi kıldı.

Sen çalışkansın! dedi. Emeğinin hiç bir zaman hakkını vermedi.

Sen annesin! dedi. Doğurmaktan nefret eder hale getirdi.

Sen güzel yaşamayı hak ediyorsun! dedi. Tüketim kölesi-cariyesi haline getirdi.

Sana haklar veriyorum! dedi. Elindeki haklarını aldı.

Sen kadınsın, çok farklısın! dedi. Çocuktan- aileden- erkekten ayırdı.

Kadınlar; modern dünyanın sefalete- cehalete- köleliğe mahkum ettiği insanlar…

 

o. Tutunamayan Bir Toplum- Gençlik…

Televizyon karşısında tutunamayan bir Toplum…

İnternet karşısında tutunamayan bir Toplum…

Tüketim karşısında tutunamayan bir Toplum…

Kadın- Erkek şehveti karşısında tutunamayan bir Toplum…

Kariyer karşısında tutunamayan bir Toplum…

Konfor karşısında tutunamayan bir Toplum…

Markalar karşısında tutunamayan bir Toplum…

Hegemonyacılar karşısında tutunamayan Toplum…

Baskılar- korkular karşısında tutunamayan bir Toplum…

Tutunanlar bu iş- yol- mücadele- akıl- kalp yürüyecek…

Tutunamayanlar sırat’tan(yoldan- istikametten- mücadeleden- tevhidden) düşecekler,

Cehenneme(Pişmanlığa, geri dönüşsüz çabalara, büyük vicdani azaba- gazaba)…

 

o. Dikkat!

Yalan Söylüyorlar! Yalancı olabilirsiniz!

Sosyal Medya’da

yalan yazmak,

yalan fotoğraf paylaşmak,

yalan yorum yapmak,

yalan iddiaları paylaşmak,

yalan haberlere inanmak

artıyor, yaygınlaşıyor.

Bunu; ajanslar, devletler, örgütler, kurumlar, şirketler, insanlar yapıyor.

Düşünce ve inançta, Fanatizm ve Faşizm, Yalan’ı besliyor, büyütüyor.

Yalanlara inananlar, yalanları yayanlar ve yalancılara destek olanlar Allah’ın- insanlığın- hakikatin düşmanıdırlar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s