BÜYÜK ANADOLU DEVRİMİ

anadolu

d. Büyük Anadolu Devrimi için Adım… Adım…

Yaşanan değişimler henüz içselleşmedi ve anlaşılmadı.

Cemaatler yeni sosyal- siyasal dönüşüm içinde pozisyonlarını oturtmaya çalışıyorlar.

Müslümanların Sermaye ve devlet ilişkisinde anlayışları henüz oturmadı.

Sol, Alevi, Pkk, Kemalist kesimler demokratik dönüşümü henüz hazmedemediler.

Devletin bürokratik omurgasının şekil olarak dönüşümü yaşanıyor ama eski türkiye ruhu yaşıyor.

Özeleştirisini yaparak, yenilenerek, kazanımları koruyarak, ölü yanları kopararak, yeni kazanımlar sağlayarak yolumuza devam edelim.

 

d. Korkma! Zalimlerden…

Korkma! İşbirlikçilerden…

Korkma! Korkaklardan…

Korkma! Kafirlerden…

Korkma! Kapitalistlerden…

Korkma! Sosyalistlerden…

Korkma! Emperyalistlerden…

KORKMA!

 

d. Hakkın ve Halkın iradesi üzerindeki vesayet odakları:

1- Nato- Amerika/ İngiliz/ Yahudi Lobisi
2- Rotary, Lions ve Masonlar
3- Fethullah Gülen Cemaati/ Örgütü
4- Tarikatlar
5- HDPKK
6- Ulusalcı- Milliyetçi Güç Odakları
7- Sol- CHP Bloğu
8- Sivil- Askeri Bürokrasi

Vesayet odakları, Hakkın ve Halkın çizgisine gelene dek mücadele sürecektir.

 

d. Yollardaki Arabalar…

Bu ülkede şu anda yollarda olan; otobüs, kamyon, minibüs, taksi, kamyonet vd. milyonlarca aracın hiçbiri yerli sermaye ve yerli üretim ile üretilmiyor.

Parasını verdiğimiz, işçiliğini yaptığımız ve parçasını ürettiğimiz halde nihai anlamda sahibi olamıyoruz.

İşin en yakıcı noktası ise; kendimizin yapmasına en çok kendimiz mani oluyoruz.

Bir gün yollarda %100 yerli bir araç görseniz, başınız dik dolaşabilirsiniz.

Diğer türlü her araç kullandığımızda, bindiğimizde bunun utancını yaşayalım.

 

d. Erdoğan Körleşmesi…

CHP… MHP… HDP… Gülenistler… Bazı eski İslamcı şimdinin İslamsıları… Ve diğerleri…

Erdoğan, kazandıkça düşüncelerini bu tecrübe ışığında genişleteceklerine “körleşme”ye doğru gidiyorlar.

Öfkeliler… Öfke ile kalkıyor zararla oturuyorlar. Hased ediyorlar… Hasedlerinden nerdeyse çatlayacaklar. Nefret ediyorlar… Neden olduğunu bilmeden…

Erdoğan’ın liderliğindeki Yeni Türkiye’nin İnancını… Felsefesini… Fıkhını… Sosyolojisini… çalışmak lazımdır.

 

d. Bu ülke neyi hakkediyor?

Bu ülke bunları hakkediyor, diyenler var.

Bu ülke bunları hakketmiyor, diyenler var.

Başımıza gelenler; kendi ellerimizle işlediklerimiz, kendi gözlerimizle gördüklerimiz, kendi dilimizle konuştuklarımız ve kendi kulaklarımızla işittiklerimizdendir.

 

d. Halk siyasal Aklının Krizi; Devlet…

Devlet yapsın!
Devlet versin!
Devlet ödesin!
Devlet doyursun!
Devlet ısıtsın!
Devlet bilsin!

Devlet’i bu aklın üzerinden tanımlayan yaklaşımlar ile kendi iradesini azaltan, devleti- kamuyu yağmalayan, sorumluluklardan kaçan ve kötülükleri besleyen sonuçlar ortaya çıkıyor.

 

d. Türkiye; Türklerin değildir.

Türkiye; Türkiyelilerindir.

Türkiye; bu topraklar üzerinde yaşayan, emek veren ve nefes alanlarındır.

Türkiye; Müslümanların, hristiyanların, yahudilerin, sosyalistlerin, liberallerin, alevilerin ve laiklerindir.

Türkiye; türklerin, kürtlerin, arapların, gürcülerin, zazaların, rumların, ermenilerin ve diğer etnik gruplarındır.

Türkiye; işçilerin, çiftçilerin, esnafın, akademisyenlerin, patronların, yargıçların, askerlerin, öğrencilerin ve bürokratlarındır.

Türk askeri değil Türkiye askeri…
Türk ekonomisi değil Türkiye ekonomisi…
Türk eğitim sistemi değil Türkiye eğitim sistemi…
Türk polisi değil Türkiye polisi…
Türk sineması değil Türkiye sineması…
Türk toprakları değil Türkiye toprakları…
Türk felsefesi değil Türkiye felsefesi…

Hepimiz; bu devletin adalet, tevhid, özgürlük, barış üzerine yönetilmesi için çaba göstermeliyiz.

 

d. Adalet mülkün temelidir, diyoruz.

Ama adaleti kurumsal düzeyde korumakla ve ifa etmekle görevli mahkemelere güvenilen bir ülkede miyiz?

Karar verilirken zengin- fakir ayrımı etkili oluyor mu?

Kararlar hakimden hakime göre değişiyor mu?

Devlet ile halkın arasındaki anlaşmazlıklarda adalet gözetiliyor mu? yoksa devlet menfaatleri halk menfaatlerinin üzerinde mi tutuluyor?

Yolu mahkemeye düşenler verilen kararlardan dolayı ne kadar mutmain olmaktadır?

Hatta kaç tane mahkeme kararında “Adalet yerini buldu” sözü söylemiştir?

“Adam”ı olanların mahkeme sonucu kimin lehine sonuçlanmaktadır?

Avukatların haksız olan suçluyu masum göstermek ve en az cezaya çarptırılması için mahkeme kararını etkilemek için onlarca ayak oyunu, söz hileleri ile süreci etkilemesi ile oluşan karar ne kadar hakkı korumuştur?

Bazı anlaşmazlıklar var ki kuşaklar boyu devam eder ve mağdurlara mağdur eklenir.

Eğer bu topraklarda Adalet mülkün temeli değilse o zaman ortada çok büyük bir zulüm var demektir.

 

d. Hangi Devlet?

Ne Bürokrasi Devleti…

Ne Cemaat Devleti…

Ne Ulus Devleti…

Ne Mezhep Devleti…

Ne Sermaye Devleti…

Ne Askeri- yargı Devleti…

Ne Oligarşi Devleti…

Ne Emperyalizm Devleti…

Yaşasın Ancak ve Ancak Adalet Devleti…

 

d. Darbe dönemlerinde sürekli kullanılan bir söz vardı: Meclise sahip çıkmalı…

Evet, bugünde, yarında meclise sahip çıkmalı…

Operasyonlarla halk iradesi üzerinde oyun oynanmasına izin verilmemeli…

Hükümetlere karşı örgütlerin kurdukları kumpaslar boşa çıkarılmalı…

Meclis’in iradesine ipotek koyacak ve algı operasyonları ile yönlendirecek güçlere karşı durmalı…

Meclisi bürokrasinin ayak oyunlarına ve projelerine teslim etmemeli…

Ortak halk iradesinin eksiklerine rağmen en iyi temsil edildiği yere sahip çıkmalı…

Millet’i yönetmeye talip olanların yeri Meclis’tir… Arka odalar, gizli dosyalar, çarpık ilişkiler değil…

Her türlü vesayetçilerin, asker- yargı- emniyet içinde hakimiyet taslayanların, örgütlerin, cemaatlerin, tarikatların, ulusal ve küresel aktörlerin kumpaslarına karşı Millet’i müdafaa yolu meclisten geçer.

 

d. Ruh ve Akıl Sağlımız…

Devletin Ruh ve Akıl Sağlığı,

Toplumun Ruh ve Akıl Sağlığı,
İslamcıların Ruh ve Akıl Sağlığı,
Muhafazakarların Ruh ve Akıl Sağlığı,
Sosyalistlerin Ruh ve Akıl Sağlığı
Milliyetçilerin Ruh ve Akıl Sağlığı,
Kapitalistlerin Ruh ve Akıl Sağlığı,
Alevilerin Ruh ve Akıl Sağlığı,
Liberallerin Ruh ve Akıl Sağlığı,
Ak Parti’nin Ruh ve Akıl Sağlığı
Chp’nin Ruh ve Akıl Sağlığı,
Mhp’nin Ruh ve Akıl Sağlığı,
Hdpkk’nın Ruh ve Akıl Sağlığı,
Tarikatların Ruh ve Akıl Sağlığı
Aydınların Ruh ve Akıl Sağlığı…

Her kesimin Dini- İdeolojik- Felsefik- Sosyolojik olarak, Ruh ve Akıl Sağlığı’na bakmalıyız.

Ruh ve Akıl Sağlığı yerinde olmayanların diriliş ve kurtuluş aracı olmaları mümkün değildir.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s