GÜLENİST CEMAATİ- HAREKETİ- ÖRGÜTÜ- CUNTASI’NI ANLAMAK

fetöd. Fethullah Gülen Cemaati- Hareketi- Örgütü- Şebekesi; demeliler ki, “Rabbim, gerçekten, ben kendi nefsime zulmettim, artık beni bağışla.”(Kasas- 16)

Ama demiyorlar, demedikçe, öyle argümanlarla konuşuyor ki, şeytanın mı insanın mı konuştuğunu ayırt edemiyorsun. Çünkü şeytanda hatasını kabul etmemiş, sonra da azgınlaşanlardan olmuştu.

Ama demiyorlar, demedikçe, öyle kişilerle- çevrelerle- ülkelerle- örgütlerle- şebekelerle

ilişkiye geçiyorlar ki, bunlarla birlikte insanlığın aleyhine mücadele edecekler.

Ama demiyorlar, demedikçe, meselelere- insanlara bakış açılarındaki dengesizlik artıyor,

hiçbir şeyi doğru anlayamayacak hale geliyorlar.

Ama demiyorlar, demedikçe, kendilerine inananları ateş çukurunun içine çekmeye devam ediyorlar, insanların umutlarını sömürüyorlar.

Ama demiyorlar, demedikçe de kurtulamayacaklar.

 

d. Gülen Örgütü- Cemaatinin İdeolojik Karakteri…

Pozitivist…

Kemalist…

Kapitalist…

Jakoben…

Oligarşik…

Emperyalist…

Mandacı…

Siyonist…

CHPci- HDPci…

Jurnalist…

Juristokratik…

CIA…MOSSADcı…

Bütün karakterleri bünyesinde barındırıyor.

Bütün bu kimlikleri müslüman kimliğiyle örtüyor.

Örtüyü kaldırdığınızda esas kimliği ortaya çıkıyor.

Bugün F.G. Cemaati güya Ak Parti’ye karşı müslümanlara karşı olan ve savaşan herkes ile sorgusuz sualsiz, sınırsız ittifaklar kuruyor.

Bu kadar ilkesiz hareketten herşey beklenir.

Fethullah Gülen Örgütü ile PKK Anadolu halklarının aleyhine hareket etmektedirler.

Geçmişte Gülen Örgütü, şimdilerde PKK ile müzakere edildi.

Gülen örgütü müzakereden devlet çıkarmaya çalıştı, tepetaklak oldu.

PKK’da müzakereden devlet çıkarmaya çalışırsa başta halklar olmak üzere adalet ehli insanlar tarafından dışlanacaktır.

 

d. Fethullah Gülen Cemaati 3 gücün desteğini yitirdi:

1- Allah’ın…

2- Halkın…

3- Alimlerin- Aydınların…

Biz cemaatin Allah’ın desteğini yitirdiğini düşünüyoruz.

Oysa onlar tam aksini iddia ediyorlar.

Allah’ın koruduğu- seçtiği bir yapı olduklarını iddia ediyorlar.

Onların Allah tasavvuru öyle, bizimki de tam aksine.

Onların mı, bizim mi haklı olup olmadığını görmek için not düşmek gerekiyor.

Allah’ın her iki tarafı desteklemeyeceği kesin.

Her kesim kendisini Allah katında da haklı olduğunu iddia ediyor.

Kendisine vahy geldiğini iddia edenlerin kim olduğunu biliyoruz?

Biz sadece Allah’ın Gülen Cemaati’ne karşı olduğuna iman ediyoruz.

İmanımızı yenileyeceğiz…

Allah ve Halk Gülen Cemaati’ne karşı ise Gülen Cemaati imanını yeniler mi?

Yenilemez çünkü Şeytanın karakterinde olduğu gibi yaptığı yanlışı savunmaya ve yapmaya devam ediyor.

Allah’ın iradesine iman etmiyorsak,

Allah bizim işlere karışmayacaksa,

Allah’a nasıl bir misyon yüklüyorsunuz.

Allah olaylarla- sebeplerle- sonuçlarla- akışla her an müdahale halinde iken

Siz Allah’ı nasıl dışta bırakıyorsunuz?

Allah elbette Gülen- fuatavni Cemaati’ne karşı duruşumuzla- yaklaşımımızla- tavrımızla bizi deniyor. Eğer Gülen’e haksızlık ediyorsak ceza, doğru bir hal üzere isek mükafat vardır.

Gülen- fuatavni cemaati mensupları da imtihandadır.

Eğer bu zulme ortak olmaya devam ediyorlarsa ceza, eğer hak davada iseler mükafat alacaklardır.

Göreceğiz… “Çünkü onlara gelecek olan (azap) şüphesiz ona da isabet edecektir. Onlara vâdolunan (helâk) zamanı, sabah vaktidir. Sabah yakın değil mi?”(hud-81)

Devlet- Halk bu Gülen- fuatavni Örgütü’nün yaptıkları zulümden ve bulaştırdığı hastalıklardan arınması uzun sürecektir.

 

d. İktidar- Devlet ile İlişkilerde Fethullah Gülen Tecrübesi…

Yeni Türkiye’de devlet ile cemaat- tarikatların ilişki biçimini

belirleyecek bir referans oluştu: Fethullah Gülen Cemaati- Örgütü.

17- 25 Aralık darbesine kadar bütün cemaat- tarikatlar devlet içinde devletleşmek istiyorlardı.

Fethullah Gülen Operasyonu ile etkinin- müdahalenin devletin izin verdiği yere kadar müdahale hakkının olduğu cemaatlere bildirilmiş oldu.

Toplumsal alanda eğitim, ticaret, ekonomi, kültür alanında var olmaya evet ama devlet içinde hakim rol almaya hayır, denildi.

Ancak güçlü olan ister istemez müdahale ettiği kadarıyla müdahale edecektir.

Ancak, iktidar- muktedirlik büyük bir imtihanı barındırıyor. Her an devlet içinde etkin olan cemaat- tarikatlar dayanışma refleksi içinde birileri ile iletişime geçebilir ve Gülen Cemaati’nin pozisyonuna girebilir.

 

d. Türkiye’de Yalnız Bir Cemaat: Fethullah Gülen Cemaati

Fethullah Gülen Cemaati başlangıcından bu yana kendisi dışındaki cemaat ve tarikatlarla diyaloğa hiç girmedi. Onların bulunduğu yerlere gitmedi. Onlara karşı hep kibirle baktı. Hiçbir eylemlerinde bulunmadı. Hak arayışlarında destek vermedi.

Onların çalışma ve çabalarını demoralize etti.(Mavi Marmara- Başörtüsü- 28 Şubat)

Yalnızca 2010 referandumunda diyaloğa geçti.

Ama

Liberallerle görüştü. CIA- MOSSAD ile görüştü. Papa ile görüştü. Ortodoks ve yahudi din adamları ile görüştü. Kemalistlerle görüştü. Kapitalist egemenlerle görüştü. Şimdi ise hep birlikte elde edilen kazanımlara yine diğerlerini hesaba katmadan sahiplenmek ve kendisi pay dağıtmak istiyor.

Cemaat- örgüt, Türkiye’deki diğer müslüman camia, cemaat ve tarikatların kendisine karşı olan mesafesini iyi sorgulamalıdır.

 

d. Hükümet- Hizmet- Gülen Cemaati Çatışmasının Metaforları: Adem- Şeytan/ Deccal- Mehdi

Hükümet Açısından yaşananlar, Adem ile Şeytan Çatışması: Adem(Hükümet), Şeytan(Hizmet Cemaati) tarafından aldatılmış, bazı bilgi ve belgelerle dotmuş gibi görünerek, desteklemiş gibi yaparak yaklaşmış ve nihai noktada onu darbe ile diz çöktürmek istemiştir.(dost-modern darbe)

Hizmet Cemaati açısından ise yaşananlar Mehdi- Deccal Çatışması: Dünyadaki zulmü sona erdirmek isteyen Mehdi(Hizmet Cemaati), tam yolunda ilerlerken karşısına çıkan ve onu engellemek isteyen Deccal(Recep Tayyip Erdoğan)’ı yok edecek Türkiye ve Dünya’ya huzur getirecektir.

 

d. Darbe dönemlerinde sürekli kullanılan bir söz vardı:
Meclise sahip çıkmalı…
Yeni bir darbe dönemindeyiz.
Evet, bugünde, yarında meclise sahip çıkmalı…
Operasyonlarla halk iradesi üzerinde oyun oynanmasına izin verilmemeli…
Hükümetlere karşı örgütlerin kurdukları kumpaslar boşa çıkarılmalı…
Meclis’in iradesine ipotek koyacak ve algı operasyonları ile yönlendirecek güçlere karşı durmalı…
Meclisi bürokrasinin ayak oyunlarına ve projelerine teslim etmemeli…
Ortak halk iradesinin eksiklerine rağmen en iyi temsil edildiği yere sahip çıkmalı…
Millet’i yönetmeye talip olanların yeri Meclis’tir… Arka odalar, gizli dosyalar, çarpık ilişkiler değil…
Her türlü vesayetçilerin,

asker- yargı- emniyet içinde hakimiyet taslayanların,
örgütlerin,
cemaatlerin,
tarikatların,
ulusal ve küresel aktörlerin kumpaslarına karşı
Millet’i
müdafaa yolu meclisten geçer…

 

d. Gülen Örgütü’nün kumpaslarla, planlarla, üst akılla elde ettiği kazanımları kaybedip Halk ile eşitlenene kadar negatif ayrımcılığa tabi tutulmaya devam edilmelidir.

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s