SÖMÜRÜ- İŞGAL VE İMHA ÖRGÜTÜ; FETÖ

fetön. Türkiye’de alternatif hareketlerden özellikle cemaat ve tarikatlar, varlıklarını devam ettirmek için bir çok kurum ve kuruluşlar kurdular.

Bu kuruluşlar insanımızın zekatları, altınları, sadakaları, infakları ve bağışları ile yapıldı.

Hastahaneler, yurtlar, okullar, dershaneler, bankalar, finans kurumları, televizyonlar, radyolar, Kur’an kursları, yayınevleri…

Halka açık, halka hizmet amacıyla kurulan bu kurum ve kuruluşlar gün geldi,

halka açık, halka hizmet etmekten başka gayelere hizmet eder oldu.

Bunlardan özellikle ticari açıdan karlı olanları gün geldi, kapılarını halka açamadan, mağduriyetleri gidermeden profesyonel yönetim anlayışı bahanesiyle kapılarını halka kapattı.

Halk kurduğu kurumlara gidemez, söz söyleyemez, müdahale edemez, kullanamaz hale geldi. Bu kurumlar üzerinden halka zulüm bile işlenmeye başlandı. Bir kesimi de dindarların Anadolu halkının parasını gerek Yozgat, Konya başta olmak üzere kurulan illerdeki kuruluşlar- holdingler yoluyla sömürdü.

Bunun son örneği Fethullah Gülen Cemaati’ne bağlı ticari işletmelerdir. Şu anda devletin el koymakla bitiremediği şirketler- holdingler- işletmelerin hepsi halkın zekat- infak- bağış ve şantaj bağışlarla oluşturuldular. Halkın her aşamasında destek verdiği bu yapılar, halkın aleyhine kullanılmaya başlandı. Kazanımları üzerinden kimin kar ettiği ise malum…

 

n. Türkiye’de Muhalefeti Temsil Edenlerin(Parti- Cemaat- STK) Temel Tezi Şudur:

1- Halk yaşanan hiçbir şeyi anlamıyor.
2- Halkın oynanan oyundan haberi yok.
3- Halk yolsuzluklardan haberdar değil.
4- Halk bu yapıyı dönüştüremez o zaman biz halktan gayri yollarla değiştirelim.
Halbuki; gerek Gezi, gerekse de 17 Aralık Operasyonu’ndan önce halk yaşananları değerlendiriyordu.
İktidara yönelik ders verme niyeti kendini derinden derine hissettiriyordu.
Oysa; oluşmaya başlayan tavırlar, Gezi ve 17 Aralık’taki hoyratlık ile ertelendi.
Hatta eleştirilen İktidar’a destek olarak, artarak geri döndü.

 

n. Fethullah Gülen Cemaati, sözüyle ameli arasındaki uçurumu kapatması gerekiyor. 80’li yıllarda değiliz. Takiyye zamanları çoktan geçti. Şimdi gizli olan birşey kalmadı.

Kendileri bazı şeyleri gizlemeye çalıştıkça, kamuoyunun şüpheleri daha çok artıyor.
Kendilerine sorsanız, Emniyette- Yargıda- Askeriyede- Sermayede ve diğer alanlarda örgütlü olarak var olmadıklarını iddia edeceklerdir. Bu örgütlülüğe bağlı olarak bazı çalışmalar yapmadıklarını söyleyeceklerdir.
40 yıldır; Emniyette, Yargıda, Sivil Bürokraside, Askeriyede, Sermayede ve toplumun diğer katmanlarında örgütlendiğini herkes biliyor.
Şimdi kendileri ısrarla Fethullah Gülen’in deyimiyle bunları sadece “bizi sevenler var” sözüyle açıklayamaz.
Var oldukları alanları ve bu alanlarda ne yapmak istediklerini öncelikle topluma paylaşmalıdırlar.
Ardından Toplumun kendileri hakkında ne düşündüğünü Topluma bıraksın.

 

n. @fuatavni nerede? @fuatavni’ye mehdi muamelesi yapıp, her paylaşımını paylaşan; MHP- CHP- FTÖ- HDPKK- ULUSALCILAR fikirsiz, habersiz, politikasız kaldılar. @fuatavni bunlara muhalefet ve fikir malzemesi sağlıyordu. Şimdi ise ortada kalmış gibiler. Manşet yok! Meclis grup toplantısında canlı yayın yok! Twitter’da coşku yok! Malzeme yok! İhbar yok! Sızma yok! Öyle güçlere güvenenler, yarı yolda kalınca nasıl kullanıldıklarını daha iyi anlıyorlar.

 

n. Sadece Devlet değil Siviller için büyük tehdit; FETÖ…

Fethullah Gülen Cemaati’nin siyasete, devlete, ekonomiye müdahalesi sebebiyle, şu anda tüm kesimler tarafından hedefte…

Fethullah Gülen’in liderliği, cemaatin organizasyon yapısı, eğitim şekli, oluşturdukları insan tipi, arzuladıkları ekonomi- siyaset modeli başta olmak üzere tüm boyutlarıyla ele alınıyor. Türkiye’de örgütlü bulunan onlarca cemaat ve tarikat bulunmaktadır.

Bu yapıların ideolojisi, çalışmaları, algıları, tavırları bütün yönleriyle ele alınmalı ve tartışılmalıdır. Adalet ve Hakikat terazisinde bunlar konuşulmamaktadır.

Gündeme geldiğinde genellikle operasyonel bir dil ile yaklaşılmaktadır. Yüzlerce üniversitemiz var, bunlardan biri çıkıpta bu yapıları üzerine çalışmış, araştırmış değildir.

Aydınlar bu yapıları analiz edememektedir. Alimler genellikle din dışı veya din dışı anlayışla keskin ayrımlarla değerlendirmektedir. Ruşen Çakır’ın Ayet ve Slogan Türkiye’de İslami Oluşumlar kitabını aşan bir çalışma yapılmadı. Sol kesim dışardan ve oryantalist algı bakıyor ama yine de çalışıyorlar.

İslamcı- Dindar kseim ise kendi kendisini düşünce- ilim ahlakını koruyarak bu alan üzerinde çalışmaktan kaçıyor. Bir aydın- yazar- araştırmacı böylesi bir araştırma yaptığında hemen bir linç kampanyası başlatıldığını görüyoruz. Hatta Hanefi Avcı’nı kitabı daha basılmadan linç edilmeye çalışıldı.

Ne bir roman, inceleme, araştırma, eleştiri yayımlanmıyor. Türkiye’de düşünce ve edebiyatın sefaletini bir de bu noktadan görebilirsiniz. Herkes kendisi tartışılmasın diye her türlü engeli yaratmaya çalışıyor.

Böylesine kendi toplumsal- siyasal yapımıza yabancı halde yaşıyoruz. Kendi kendimizi tanımıyoruz… Sonra da bunlar nereden çıktı diyoruz…

 

n. Gülen Cemaati’nin adı Fuatavni Cemaati olsun.

Gülen Cemaati; sürekli hani örgüt diyorsunuz ama örgüt yok, iddiasında bulunuyor. Bu örgütün varlığının tek başına delili fuatavni yeter de artar bile… Devlet içinden yapılanmış hücrelerden her gün bilgi aktarıyor. Bu aktarım işi en profesyonel çete- şebeke işi…

Bu organize suç çetesinin faaliyetleri bitmedikçe kimse kendisini güvende hissetmeyecek. En çok da cemaat içinde olanlar… Onlar her daim dinleniyorlar, çünkü… Kim hain, kim sadık diye… @fuatavni hesabı Gülen Cemaati’ne “bak biz ne kadar güçlüyüz” duygusunu yaşatsa da  halk nazarında tehdit olarak algılanıyor. Onlar gayr-ı meşru olduklarını yine gayr-ı meşru yollarla kanıtlıyorlar.

 

n. PKK ve Fethullah Gülen Örgütü…

1990’lı yılların iki önemli cemaati- örgütü var: Doğu’da PKK, Batı’da Fethullah Gülen Cemaati…

Pkk; doğuda bütün kürt örgütlerini engelledi, etkisiz hale getirdi, bazılarını yok etti.G. Cemaati ise Batı’da diğer Nur cemaatleri başta olmak üzere birçok cemaat ve tarikatı dolaylı yoldan etkisiz hale getirdi. Yurtdışı okul projesini devlet merkezli olarak sürdürdü.

2005’li yıllar ile birlikte; Doğu’da Pkk dışındaki yapılar organize olmaya başladılar, etkinliklerini artırmaya başladılar. Batı’da ise F. G. Cemaati dışındaki yapılar 28 Şubat darbesinden aldıkları darbeleri izole etmeye çalıştılar. Çünkü bu süreçte F. G. Cemaati en az yara ile atlattı.

Ak Parti’nin özellikle 2007 yılından sonraki döneminde; Pkk; KCK adıyla bağımsız bir yapı kurdu. Devletten belediyeler üzerinden beslenerek- güçlenerek yapı oluşturdu. G. Cemaati ise askeri- yargı- sivil- üniversite bürokrasisi üzerinden devlet içinde Ak Parti’nin önü açması ve desteklemesi ile güç oluşturdu ve bu imkanları diğer cemaatlerin kullanmasına izin vermedi. F.G. Cemaati Ak Parti’nin verdiği opsiyonu sadece kendilerine dönük kullanmaya ve diğer kesimleri izole etmeye başladılar.

Yeni Türkiye’nin kurulabilmesi için Doğu’da KCK’nın Kürtler üzerindeki, Batı’da F. G. Cemaati’nin Türkler üzerindeki vesayetçi tavırlarını sona erdirmeleri veya erdirilmesi gerekmektedir.

 

n. Etkisiz ve Yetkisiz FETÖ…

Fethullah Gülen Örgütü’nün yargı, emniyet, asker, bürokrasi, basın, siyaset, ekonomi, eğitim, kültür, uluslararası ilişkiler alanlarında; insanlığa- millete- barışa yönelik tehditleri özgürlük- insan hakları ölçeğinde değerlendirilerek açığa çıkarılmalı ve etkisizleştirilmelidir.

Kişi, grup, cemaat, örgüt, parti olarak insanlık- barış aleyhine suç işleyenler uyarılmalı, suçlarına devam ederlerse engellenmeli ve hak ettikleri ölçüde cezalandırılmalıdırlar. Bazen olur ki siz de kişi olarak çok tehlikeli biri olabilirsiniz. Suçları topyekun bir kesime yüklemek hakikati aramaktan çok hakikati saptırmak olur.

Ülkeyi yönetenlerin ve yönetilenlerin birbirinden üstünlükleri yoktur. Sorumlulukları aynıdır. Suç uydurmadan- iftira atmadan- yalan söylemeden hareket edilmelidir. Aynı zamanda suçları örtmeden, yakın- uzak demeden her türlü haksızlık- suç cezalandırılmalıdır.

Fethullah Gülen Örgütü yukarıda saydığım noktalarda insanlık- barış aleyhine işleri- provokasyonları- suç uydurmaları- operasyonları- yalanları- manipülasyonları olmuştur. Bunlar Adalet- Özgürlük- İnsan Hakları ölçeğinde değerlendirilerek suç unsurları tesbit edilmeli ve cezalandırılmalıdır.

Fethullah Gülen Örgütü- Cemaati’ne bu toplum ve devlet bazı emanetleri verdi. İnsan, mal, mülk, makam, bürokrasi emanetlerini verdi. Örgüt ve Cemaat bu emanetleri ehline vermedi, ihanet etmeye kalktı. Halk ve devlet bu emanetlerini geri alıyor.

 

n. İnsanlığın Vicdan Mahkemesi…

Gülen; öncelikle insanların vicdan mahkemesinde yargılandı ve yargılanıyor. Önce mahkeme beraatleri aramayın. Mahkemeler, adaleti tam olarak dağıtmıyorlar. Güçlülere göre davranıyorlar. Onların adaletle hükmetmesi için önce toplum ve devletin adalet üzere olması gerekiyor.

Yolsuzluğun en büyüğünü Fethullah Gülen Cemaati yapmıştır. Bürokrasideki güçleri kullanıp işadamlarından para almalar, ihracat ve ithalatta insanlardan haraç almalar, himmet toplantıları adıyla yapılan soygunlar, kaydı olmayan toplanan milyonlarca dolar, belediye- devleti oy oranları ile suçlayıp arsa- imkan- bağış araklamalar ve daha niceleri… Evet bunların hesabı sorulmalıdır.

Varsa eğer Yosuzluk Operasyonunun üzerini örten yine Fethullah Gülen Örgütü- Cemaati’dir. Bildiğini iddia ettiği gerçekleri bildiği zaman paylaşsaydı, bu bilgileri küresel- yerel bir darbenin aracı kılmasaydı, bürokrasi- ekonomi- siyaset ele geçirme planı yapmasaydı gerçekler daha net anlaşılacaktı. Selam- Tevhid örgütü adıyla İsrail ile birlikte uydurulan örgüt adına binlerce kişiyi dinleyip, şantaj yapıp, insanların mallarına el koymak daha büyük yolsuzluktur.

Sibirya’ya, Afrika’ya insan gönderme olayını bir fedakarlık değil bir afyonlaştırma- uyuşturma sürecinin parçası olarak görüyorum.

Selam- Tevhid örgütü mensuplarını Uğur Mumcu soruşturmasından beri biliyorum. Ve Uğur Mumcu cinayeti dahil bu cinayetleri işlemediklerine inanıyorum. Derin devletin açık kumpası ile kendi kirliliklerini örtme operasyonudur. Devamında İSRAİL ile FETHULLAH GÜLEN ÖRGÜTÜ’nün ortak yapımı ile tekrar işleme konuldu.

Ben insanları küresel sistemin kölesi yapan, emperyalizmin uşağı yapan, Allah yerine liderlerini Rab yerine koyan kişilerin dininden değilim. Peygamber soyundanım, yani Adem’in…

Okullar açıp emperyalizmin taşeronluğunu yapmak ve Amerika’nın dünya projelerine hamallık yapmak ayrı bir şey…

Fethullah Gülen örgütü çok katmanlı ve katmanlar arasında geçiş çok zor ya da mümkün değildir. Örneğin; yargı- emniyet- istihbarat elemanlarını sadece kendi aralarındakiler tanırlar. Üst imamlar aracılığıyla operasyon yaparlar. Öğretmen veya işçi olan cemaat üyesi yargı ve emniyette kim var kim yok tanıması mümkün değildir. Öğretmen- işçi- işadamı eğitim- davet ile ilgilendiğini sanır ama üstte devlet ve küresel devletler ile yapılanı kimse bilemez. Bu nedenle cemaat üyesi büyük çoğunluk üstte neler olup bittiğinden haberdar değildir.

Devlet kurumlarında cemaat üyeleri arasında yapılan örtük operasyonlarla arsa, bina, para, kaynak, sermaye, atama yapılamakta ve bunun sivil ayağı da buna bağlı olarak yürütülmektedir.

Not: Bu yazı notları 2014- 2015 yıllarında sosyal medyada yaptığım paylaşımların tasnifinden oluşmuştur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s