ALLAH’IN YENİ AYETLERİ

kuran-okuyan-cocuklaroa- Bugün bazı Müslümanlar; meselelere- hayata- zamana- mekana Kur’an ve Sünnet merkezli olarak bakıyoruz diyerek; Tevhid, Adalet, Özgürlük, Emek, Psikolojik, Jeostratejik, ReelPolitik, Ekonomik, Gelenek, Sosyolojik, Felsefi, Silah, Toplum, Güç Merkezleri gibi birçok farklı yönlerden bakmayı ihmal ediyorlar.

Kur’an ve Sünnet diyerek Hakikatin- Vahyin ve Resulün Sünneti olan diğer yönlerden meselelere bakmadığınızda, eksik ve yanlış görerek hatalı kanaatlere- sonuçlara sizi götürür.

 

a- Kur’an-ı Kerim’i Arapça dili okumak her müslümanın asli sorumluluklarından biridir. Kur’an-ı Kerim’i Arapça dili ile okumayanlar O’nun ruhuna eksik nüfuz ederler.

Her Müslüman ana dili ne olursa olsun, Kur’an-ı Kerim’i Arapça dili ile okumayı öğrenmeli ve mealiyle okumalıdır. Meal- Tefsir ve bireysel yorum ile anlam verilmelidir.

1001 hatim mantığını eleştireceğiz derken Kur’an’ı Arapça dili ile okunması ihmal edilmemelidir. Arapça dili ile gerçek anlamda ilişkilenme sağlanmış oluruz.

 

a- Yaygın bir söz var: Anayasamız Kur’an-ı Kerim’dir.

Kur’an-ı Kerim, Anayasa kitabı olamaz.

Bu şuna benzer: Tek başına Kur’an;

bilim kitabıdır.

tarih kitabıdır.

felsefe kitabıdır.

düşünce kitabıdır.

hukuk kitabıdır.

demeye benzer.

Kur’an bir parçaya indirgenemez. Kur’an, her bir an, unsur, süreç, algı, pratik ve akış arasında bağ kurar. Bütünü gözetir, kuşatır ve anlamlandırır.

 

a- Kur’an-ı Kerim’i okuyana düşen sorumluluk; yorumdur. Yorum üretmezsen ölü metindir. İnsanın kendi hayat ölçeğine göre yorum- anlam verip, yaşamadığı, metindir. Allah’ın kelamı, insan aklına ve diline uygun bir şekilde indirilmiştir. Bu kelamın yazılı hali bir metin olma özelliğini de taşır.

Somuttur, görünür kılınmıştır, Arapça dili ile… Söz olarak tekrarın bir değeri vardır. Ama asl olan zaten okunanın anlaşılarak, düşünülerek ve kendi hayatına dönük yüzünü keşfederek okumaktır. Her kafanın üretmesi tehdit değil çıkış yoludur.

Şu anda varsa eğer 1.5 milyar müslüman yorum üretseydi, çoktan barış ve adalet gerçekleşirdi. Yorum üretmediğinden bu sefalet, bu cehalet, bu kaos… Değil 1.5 milyar müslüman, tüm okuyan her insan yorum- anlam üretmelidir.

Üretebilir, her insan… Çünkü Kur’an, her insana ayrı ayrı, bütün bütün muhataptır. Bir alim- aydın- lider- şeyh- hoca- ayetullah okusun, o bize anlam-yorum üretsin demek Kur’an’ın nüzul mantığına terstir. Yorum üretmek için illa ki nüzul sebebi bilmek şart değildir. Asl olan, ayetin insanın hayatına müdahalesidir, yorumlanmasıdır.

Nüzul sebebini bilmek, Arapça bilgisine sahip olmak gibi sebepler anlamı ve yaşamı zenginleştirebilir ama hiçbir zaman ön şart değildir. Kur’an-ı Kerim, insani bir metindir- sözdür. Bu metin- söz; insan dili ile insan aklına, insan tasavvuruna, insan şartlarına göre indirilmiştir. İnsan ise bu metni, kendi ve insanlığın hidayetine vesile olacak şekilde indirilmiştir.

Kur’an’ı okuyan düşen görev; te’vil etmektir. Allah, Kur’an’da 10 yerde insanların te’vil ederek okumasını emrediyor. Tefsir etmek, Kur’an’da sadece bir yerde geçer. Te’vil ise yorumdur. Maksad şudur: Vahiy- hakikat âlemi kuşatmıştır. Allah, insanın hakikati yaşayabilmesi için ona yol göstermiştir.

Bu yolu göstermek ve anlatmak için insanı gözeterek ve algı seviyesine göre söz- vahiy göndermiştir. İnsanın seviyesine uygun olan bu hakikate insan muhataptır. Okur, anlar ve anlatır. Te’vil; okunan bir sözü kendi anlam ve şahit olduğu dünya içinde karşılığını bulmaktır. Bütün ayetler te’vil edilmelidir.

 

a- Anadolu Müslüman Halkının Kur’an-ı Kerim ile ilişkisi sorunludur.

Anadolu Müslüman halkı Kur’an’ı okumuyor.

Okuyanların çoğunluğu sadece Arapça’sını okuduğundan anlamı üzerine düşünmüyor.

Cenaze, Düğün, Sünnet, Açılış gibi özel günlerde okunan bir metne dönüştürülüyor.

Hayat içindeki akışta referans olarak alınmıyor.

Kur’an-ı Kerim’in ekonomi- kültür- eğlence ve siyasete müdahalesine hoş bakmıyor.

 

a- Kur’an-ı Kerim her daim yeni, yenilenen ve devam eden bir metindir.

Kur’an-ı Kerim’de yeni ayetler- sureler;

Kapitalizm,

Sosyalizm,

Liberalizm,

Faşizm,

Kemalizm,

Hdpkk,

Tarikatlar,

AVMler,

Trafik,

Apartman,

Kuaför,

Mutfak,

Felsefe,

Hadis,

Şeyh,

Kimyasal silahlar,

Genetik,

Demokrasi,

Laiklik,

Mezhep,

Petrol,

Yargı,

Hastahane,

Okul,

Fabrika,

Otobüs,

Bisküvi,

Çikolata,

Lokanta,

Cafe,

İlaç,

Banka,

Borsa,

Vergi,

Gıda,

Moda,

İlahiyat,

Edebiyat,

Gazete,

Kaldırımlar,

Tren,

Resim,

Müzik,

Heykel,

Sinema,

Mühendislik,

Haber,

Belgesel,

Bilgisayar,

Mobilya,

Maden,

Facebook,

Twitter,

Su,

İnşaat,

İmar,

IŞD,

Emek,

İşçi,

Elektrik,

Baraj,

Hes,

Asgari ücret,

Sandviç,

Burger King,

Coca Cola,

İnternet,

Iphone,

Amerika,

Çin,

Rusya,

Aşı,

GDOlu yiyecekler,

Sosyal Medya,

Televizyon,

Radyo,

Dinlemeler,

Stadlar,

Konser,

Gübre,

Sigorta,

Reklam,

Atom bombası,

Afrika,

Emperyalizm

Ayet ve Sure’lerini okudunuz mu?

Okumadınızsa, okuduğunuz Kur’an-ı Kerim değildir.

 

a- Halkın korktuklarından biri de; Kur’an-ı Kerim…

Halk; Kur’an’ı okumaktan ve yaşamaktan korkuyor.

Arapça metni yanında anlamını okumaktan,

İlahi metni anlamamaktan,

Kendi başına muhatap olmaktan,

Okuyup yaşamazsa çarpılmaktan,

Okuyarak yaşama riskini almaktan,

Okumak zahmetine katlanmaktan,

Okuyup yaşamamaktan,

Abdestsiz dokunulmaz diye yaklaşmaktan,

Günah ve Akıl konforunu bozmaktan

korkuyor.

 

a- Kur’an; Müslümanlar tarafından Müslümanların en büyük tehditlerinden biri haline getirilmiştir.

Kur’an adına;

Ne cinayetler,

Ne kötülükler,

Ne cehaletler,

Ne sapkınlıklar,

Ne zulümler

işleniyor.

Kur’an’ı her eline alana, okuyana, anlatana, yorumlayana inanmamak lazım..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s